Tırmanış Günlüğü
13 Nisan 2006 PDF Yazdır E-Posta
Perşembe, 13 Nisan 2006
Tırmanış ekibinden aldığımız son habere göre her şey yolunda ilerliyor ve ileri ana kampa yerleşmekteler. Yakın zamanda güncel haber ve fotoğrafları göndermelerini bekliyoruz.
11 Nisan 2006 PDF Yazdır E-Posta
Salı, 11 Nisan 2006
Ana Kamp
ImagePlan değişti, bugünü de ana kampta geçirdik. Sabah Puja törenimiz biraz uzun sürdü ve de hava biraz fazla rüzgarlıydı. Bizler de törenden sonra yola çıkmayıp bir gün daha kalmaya karar verdik.

"Puja" tüm ekiplerin dağda yola çıkmadan önce yaptıkları bir tören. Taşlarla oluşturulan bir çeşit ibadet mekanında, tütsüler yakılıyor, Budha’ya çeşitli yiyecekler içecekler ve armağanlar bırakılıyor. Bir kaç Lama tören boyunca dualar okuyor, bu sırada katılanlara pirinç dağıtılıp, arada ortaya serpiliyor. Törenin sonuna doğru taşların üzerinden çevreye yayılacak biçimde dua bayrakları asılıyor. Tüm bu törenin temel amacı, Çomolungma’nın eteklerinden tırmanışa geçecek insanlar için Budha aracılığıyla dağa saygı sunmak, rızasını almak! Bizim törenimiz bir saat kadar sürdü. Ekibimizdeki aynı zamanda Lama da olan iki şerpa dualar okudular. Yiyecekler, şekerler, şaraplar, viskiler sunuldu, törenden sonra da bu armağanlar katılanlara dağıtıldı! Buna benzer bir töreni ileri ana kampta da yapacakmışız.

ImageTörenden sonra eşyalarımızı toparlayıp düzenledik, yarın her hava koşulunda yola çıkacağız. Dün de yazdığımız gibi, ileri ana kampa ulaşana kadar bir iki gün haber iletemeyebiliriz.

Bugün Serhan’ın doğum gününü kutladık. Aşçılarımız kocaman nefis bir pasta yapmışlardı, biz de doğum günü şarkısı olarak “Konyalım’ı” söyledik hep bir ağızdan!

10 Nisan 2006 PDF Yazdır E-Posta
Pazartesi, 10 Nisan 2006
Ana kamp
ImageBugün ana kamptaki son günümüz, yarın ileri ana kampa doğru yola çıkıyoruz. Önce bir gece arada bir kampta geceleyeceğiz, ertesi gün de 6400 metre civarındaki ileri ana kampa ulaşmış olacağız. Bu bir kaç gün boyunca iletişim düzeneğimizi kurmak güç olabilir, yani bir kaç gün için günlük haberlerimiz aksayabilir.

Ana kampta yeni dostlar edindik son günlerde. İki arkadaşıyla beraber bisikletle Tibet’in başkenti Lhasa’dan ana kampa gelen Pepe örneğin. Pepe’nin her iki bacağı da diz altından sakat, on iki yıl önce bir yamaç paraşütü kazasında sakatlanmış. Ancak spor yapmayı bırakmamış ve dağcılık ve bisiklet sporlarında iddialı işler yapmayı sürdürmüş. 2004 engelli olimpiyatlarında bisiklette altın madalya kazanmış. Şimdide Everest’e çıkmayı hedefliyor. İki arkadaşı Pepe’ye ana kampa kadar eşlik edip geri döndüler, giderken de arkadaşlarını bize emanet ettiler. Elimizden geldiğince yeni dostumuzu aramıza katacağız bundan böyle.

ImageHepimizi çok etkileyen bir başka dostluk da üç Rus rehber ile kuruldu aramızda. Aynı zamanda doktor olan rehber Andrey, bizi bir akşam kamplarına davet etti. Diğer ekiplerin de katılacağı kısa bir toplantı sanarak gittiğimiz kampta, sadece bizim için hazırlanmış, şaraplı, votkalı müthiş bir ziyafetle karşılaştık. Ama asıl bizleri heyecanlandıran, Max ve Nikolay’la tanışmaktı. Nikolay 75 yaşında ve son derece dinç ve başarılı bir dağcı. Sovyetler döneminden beri hemen bütün önemli tırmanışlarda yer almış veya liderlik yapmış. Max da deneyimli bir dağcı ve kurtarmacı. 1999 Körfez depreminde Türkiye’de görev yapan Rus arama kurtarma takımının lideriymiş. Rastlantılar bununla da kalmıyor, Max ve ekibi bizim takımla deprem çalışmasında karşılaşmış ve ortak çalışmışlar. Karşılıklı olarak çok net hatırladık birbirimizi. Bu kadar heyecan verici rastlantıya bir de Nikolay’ın inanılmaz deneyimleri ve hikayeleri eklenince hafızalarımıza kazınan bir gece geçirdik.

Rus rehberlerle yaptığımız sohbet bir kez daha yaptığımız dağcılık tarzının doğruluğunu gösterdi bizlere. Bizlerin takım tırmanışı ısrarını yılların deneyimi de onayladı, yani ortak çalışmaya, takım tırmanışına devam...

9 Nisan 2006 PDF Yazdır E-Posta
Pazar, 09 Nisan 2006
Everest Ana Kampı
ImageBugün kampımızda güvenlik için bulundurduğumuz Basınç Torbası’nı (Gamow Bag) denedik. İleri ana kampa ve hatta 7000 metredeki kampımıza kadar götürmeyi planladığımız bu malzemenin yanımızda bulunmasının sebebi karşılaşabileceğimiz kimi yüksek irtifa hastalıklarında hızlı, güvenilir ve tutarlı bir tedavi yöntemi sunuyor olması. Yüksek irtifada hava basıncı düştükçe oksijenin kısmi basıncı da düştüğünden insan metabolizmasının ihtiyacı olan oksijeni alamaması gibi bir durum söz konusu olur. Bahsedilen sorunların temel kaynağı budur.

ImageBasınç Torbası diye adlandırılan bu malzeme ise çok basit bir mekanizmayla çalışıyor. Hava geçirmeyen ve bir insanın rahatlıkla uzanabileceği büyüklükte bir torba düşünün. Yüksekliğin etkisini hisseden kişiyi torbanın içine koyup basit bir ayak pompası ile torbanın içine hava veriliyor. 2 psi basınca kadar hava basıldıktan sonra 2 saate kadar bu torbada kalan kişi sanki bulunduğu yükseklikten daha aşağıya indirilmiş gibi oksijen soluyor. Dolayısıyla da yüksekliğin verdiği rahatsızlık tedavi edilmiş oluyor. Bu yönteme göre 5100m’de (yaklaşık Ağrı Dağı zirvesinde) basınç torbasına alınan kişi 2 psi basınçta tedavi edildiğinde 3268 metreye (yaklaşık Hasan Dağı zirvesi) indirilmiş oluyor. Everest’in zirvesinde benzer bir uygulamayla kişi 6198 metre koşullarında bir ortama alınmış oluyor.

İLGİLİ BAĞLANTILAR
Fotoğraf Galerisi :: 9 Nisan 2006
8 Nisan 2006 PDF Yazdır E-Posta
Cumartesi, 08 Nisan 2006
Everest Ana kampı
ImageAna kampta bekleme günlerimiz devam ediyor. Bir üst kampa 11 Nisan’da hareket edeceğiz. O zamana kadar, hem ana kampa, hem şerpa dostlara, hem diğer ekiplere, hem de yüksekliğe uyum sağlayacağız. Ana kamp mekanı dolmaya başladı. Hemen yanımızda iki Norveçli bir İsveçli ve üç İspanyoldan oluşan bir ekip var. Onlar dışında yine böyle karma ülkelerden oluşmuş bir kaç grup daha var. Bizim dışımızdaki diğer büyük ekipler, Koreliler ve Ruslar. Gün boyu çeşitli konuklar ağırlıyoruz ortak çadırımızda. Yarın akşam için de Rus ekibinden bir parti daveti aldık. Bol sohbetli ve yüksekliğe uyuma yetecek kadar içkili bir parti olacakmış!

ImageBizler aslında en güzel eğlenceyi dün akşam yaşadık. Yemekten sonra tüm şerpa takım bizim ortak çadıra geldi, biraz sohbet ettikten sonra olay şarkılı türkülü ve danslı bir eğlenceye dönüşüverdi. Şerpa dostlarımızı henüz tırmanırken görmedik ama eğer danstaki kadar yetenekli ve hareketli iseler yaşadık! Gece boyunca hem Nepal şarkıları hem de bizim nefesimiz ve hafızamız elverdiğince türküler eşliğinde dans ettik. Sırasıyla, Doğu Anadolu halayı, Nepal halayı ve son olarak da Tibetli aşçı yamaklarımız tarafından Tibet halayı örnekleri sergilendi.

Bundan sonra, antrenman programına, türkü sözü ezberi ve halay figürlerini de katmamız gerektiği ortaya çıktı!

<< İlk < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>

Sonuç 36 - 40 Toplam: 52

                       
Her hakkı saklıdır, © 2006 - Türkiye Everest Ekspedisyonu