|
TÜBİTAK Bilim Çocuk Kazananları |
|
|
|
|
Pazartesi, 09 Ekim 2006 |
TÜBİTAK Bilim Çocuk dergisinin Temmuz ayında sorduğumuz sorulara genç
arkadaşlarımızdan gelen yanıtları bir süre önce web sayfamızda
yayınlamıştık. İsterdik ki doğru da olsa, yanlış da olsa her biri
birbirinden güzel ve yaratıcı bu yanıtların hepsine birer hediye
verebilelim. Ama malesef kaynaklarımız sınırlı. Bu nedenle her iki soruyu da 1 Ağustos tarihine kadar tam doğru
yanıtlayan tüm arkadaşlarımıza hediye ulaştıracağız. Hediyemiz, adlarına bütün tırmanış takımı
tarafından imzalanmış büyük boy Everest zirve fotoğrafı!
Kazananlara geçmeden önce kısaca sorduğumuz soruların doğru yanıtlarını verelim
- Everest kadar yüksek bir apartman olsaydı (yaklaşık 3000 katlı), en üst katına bir seferde asansörle çıkabilir miydik? Neden? Dergideki yazıda da yer aldığı gibi Everest kadar yüksek bir apartmana bir seferde çıkmak mümkün olmazdı. Çünkü o kadar yükseldiğimizde havanın, dolayısıyla da vücudumuzun ihtiyaç duyduğu oksijenin basıncı çok azalarak deniz seviyesinin yaklaşık 1/3'üne düşmekte. Vücut bu kadar düşük oksijen seviyesine hemen alışamadığı için baş ağrısı, mide bulantısı, halsizlik gibi belirtilerle başlayan ve sonuçları ölüme kadar gidebilen yüksek irtifa hastalıkları oluşuyor. Bu hastalıklara yakalanmamak için vücudu çıkışa hazırlamak, yani aklimatize etmek gerekiyor. Tıpkı bizim 55 günde yaptığımız gibi.
- İstanbul'dan yola çıkarken şişirdiğimiz bir balonu yanımızda Everest'in zirvesine götürmüş olsaydık, nasıl bir değişiklik olurdu? Neden? İstanbul'dan yola çıkarken yanımızda bir balon götürmüş olsaydık bu balon Everest'in zirvesine ulaşana kadar şişer ve belki de patlardı. Bunun nedeni ilk sorumuzda olduğu gibi yine düşen hava basıncı. İstanbul'da deniz seviyesinde şişirdiğimiz balon içinde belli bir hacimde ve 1 atmosfer basınçta hava bulunuyor. Everest'in zirvesinde ise bunun yaklaşık 1/3'ü kadar basınç var. İdeal koşullarda (sızma olmadığı taktirde) balonun içindeki hava miktarı değişmeyeceği için değişen basıncı dengeleyebilmek için balonun hacmi basınç değişiminin ters yönünde değişir, yani artar. Balonu İstanbul'da çok fazla şişirdiysek işin sonunda patlayadabilir! Biz yanımızda elbette balon götürmüyoruz, ama kapalı naylon paketler içerisinde götürdüğümüz bütün malzemelerde (makarna, gofret, vb.) ve hatta plastik malzeme bidonlarımızda bu etkiyi görüyoruz.
Ve kazananlar:
- Büşra Aydemir
- Ece
- Efkan
- Elif Yıldırım
- Eray Akyol
- Güneş Çelebioğlu
- Hüseyin Kaan Kabadayı
- Kübra Bölük
- Özlem
- Savaş Başar Trak
- Şeyma Başak Polat
- Talha Recep Kara
- Zahide Şahin
Bizden hediye kazanan arkadaşlarımızdan bize posta adreslerini iletmelerini rica ediyoruz. Katılan herkese tekrar teşekkürler! |