Hazırız! PDF Yazdır E-Posta
Pazartesi, 31 Mart 2008
Tırmanışımızın üzerinden iki yıl geçti, bu süre içerisinde onlarca yerde sunumlar yaptık. Everest'i ve takımımızı fotoğraflarla ve anılarımızla elimizden geldiğince paylaştık. Sunumlarımızı sürdüreceğiz, ancak paylaşımlarımızın biraz daha kalıcı olması için daha "somut" araçlara ihtiyacımız vardı. Sonunda onları da tamamladık.

"Hazır mısın Everest?" Belgeselinden sonra kitabımız da yayınlandı.

Artık, daha da büyük bir takım olmaya hazırız! Peki ya siz...

Hazır mısınız?

ImageNereden ve nasıl başlamalı?..

2006 yılının Mayıs ayında 10 kişi dünyanın tepesine çıktık, orada biraz durduk, başımız göğe erdi, sonra indik geldik...

Yaşamlarımız değişti mi? Şüphesiz evet.

Ancak bizim yaşamlarımız zaten “değişik” idi. Biz, Türkiye gibi her yönüyle zor bir ülkede, her anlamıyla alışılmış dışı yaşamlara sahip bir grup insandık.

Daha üniversitede öğrenciyken, bölümlerimizden çok dağlarda zaman geçirdik. Ders notlarını çadırlara taşıyıp diplomaları sırt çantalarına tıktık.

Herkesin elde sigara, bardakta çay ile sürdürdüğü memleket sohbetlerine, biz tipi altında kuru üzüm kemirip, termosta sıcak su ile katıldık.

Ne yaptığımız spor bilindik branşlara benziyordu, ne de yapış biçimimiz.

Dağcılığa macera değil spor diyen, yıllarca eğitim alan, kurs gören, kendi kendinin antrenörü, koçu, masörü olan, illa birlikte diye direten bir grup insan, bir grup garip insan...




Dünyanın tepesine çıkıp geldik, hala aynı garipliklere devam ediyoruz kaldığımız yerden. Değişen o değil. Hayatın anlamını falan bulup gelmiş de değiliz. Çok çok dünyanın yuvarlak olduğunu gözlerimizle görmüş olduk, fazlası yok!
Değişen biz değiliz aslında; çevremizdekiler, yakınlar, akrabalar, arkadaşlar, yoldaşlar... Onlar değişti, hepsi farklı yönlerde… Kimi artık bizimle, bizim gibi garip, kimi eskisinden de fazla kızıyor bize, kimi anlamsız gözlerle bakıyor, kimi yarım ağız gülüyor, bu yaşta bu kafa dercesine, kimi ise bizden çok savunmada, bizden çok üzülüyor anlamayana!

Durum böyleyken, nereden ve nasıl başlamalı? Dağcılığın ne demek olduğundan mı? Dağlardan mı? Yoksa bizden mi?

Bizden başlamayı tercih ettim.

Kitabın öyküsünden de bahsetmek gerek.

Yazılama, bizden bir dağ kitabı istedi, Everest öykümüz var onu yazalım dedik! Tamam dediler.

Takımın “şehir”  işbölümünde yazma çizme işi benimdir. Yazmaya başladım.

Bu son halidir. Yazılama militanlarından başka, bizden okuyan olmadı. Everest Takımının benim dışımdaki 10 kişisi de sizlerle okuyacak kitabı. Henüz okumadılar ama, Ek’leri hazırladılar, fotoğraf seçtiler, kahrımı çektiler, bana güvendiler...

İyi olan ne varsa onlar, eksik gedik ne varsa benim...

Burçak Özoğlu
Mart 2008, Ankara, 950 metre.
<<   >>

                       
Her hakkı saklıdır, © 2006 - Türkiye Everest Ekspedisyonu