Haberler
11 Nisan 2006
Salı, 11 Nisan 2006
Ana Kamp
ImagePlan değişti, bugünü de ana kampta geçirdik. Sabah Puja törenimiz biraz uzun sürdü ve de hava biraz fazla rüzgarlıydı. Bizler de törenden sonra yola çıkmayıp bir gün daha kalmaya karar verdik.

"Puja" tüm ekiplerin dağda yola çıkmadan önce yaptıkları bir tören. Taşlarla oluşturulan bir çeşit ibadet mekanında, tütsüler yakılıyor, Budha’ya çeşitli yiyecekler içecekler ve armağanlar bırakılıyor. Bir kaç Lama tören boyunca dualar okuyor, bu sırada katılanlara pirinç dağıtılıp, arada ortaya serpiliyor. Törenin sonuna doğru taşların üzerinden çevreye yayılacak biçimde dua bayrakları asılıyor. Tüm bu törenin temel amacı, Çomolungma’nın eteklerinden tırmanışa geçecek insanlar için Budha aracılığıyla dağa saygı sunmak, rızasını almak! Bizim törenimiz bir saat kadar sürdü. Ekibimizdeki aynı zamanda Lama da olan iki şerpa dualar okudular. Yiyecekler, şekerler, şaraplar, viskiler sunuldu, törenden sonra da bu armağanlar katılanlara dağıtıldı! Buna benzer bir töreni ileri ana kampta da yapacakmışız.

ImageTörenden sonra eşyalarımızı toparlayıp düzenledik, yarın her hava koşulunda yola çıkacağız. Dün de yazdığımız gibi, ileri ana kampa ulaşana kadar bir iki gün haber iletemeyebiliriz.

Bugün Serhan’ın doğum gününü kutladık. Aşçılarımız kocaman nefis bir pasta yapmışlardı, biz de doğum günü şarkısı olarak “Konyalım’ı” söyledik hep bir ağızdan!

10 Nisan 2006
Pazartesi, 10 Nisan 2006
Ana kamp
ImageBugün ana kamptaki son günümüz, yarın ileri ana kampa doğru yola çıkıyoruz. Önce bir gece arada bir kampta geceleyeceğiz, ertesi gün de 6400 metre civarındaki ileri ana kampa ulaşmış olacağız. Bu bir kaç gün boyunca iletişim düzeneğimizi kurmak güç olabilir, yani bir kaç gün için günlük haberlerimiz aksayabilir.

Ana kampta yeni dostlar edindik son günlerde. İki arkadaşıyla beraber bisikletle Tibet’in başkenti Lhasa’dan ana kampa gelen Pepe örneğin. Pepe’nin her iki bacağı da diz altından sakat, on iki yıl önce bir yamaç paraşütü kazasında sakatlanmış. Ancak spor yapmayı bırakmamış ve dağcılık ve bisiklet sporlarında iddialı işler yapmayı sürdürmüş. 2004 engelli olimpiyatlarında bisiklette altın madalya kazanmış. Şimdide Everest’e çıkmayı hedefliyor. İki arkadaşı Pepe’ye ana kampa kadar eşlik edip geri döndüler, giderken de arkadaşlarını bize emanet ettiler. Elimizden geldiğince yeni dostumuzu aramıza katacağız bundan böyle.

ImageHepimizi çok etkileyen bir başka dostluk da üç Rus rehber ile kuruldu aramızda. Aynı zamanda doktor olan rehber Andrey, bizi bir akşam kamplarına davet etti. Diğer ekiplerin de katılacağı kısa bir toplantı sanarak gittiğimiz kampta, sadece bizim için hazırlanmış, şaraplı, votkalı müthiş bir ziyafetle karşılaştık. Ama asıl bizleri heyecanlandıran, Max ve Nikolay’la tanışmaktı. Nikolay 75 yaşında ve son derece dinç ve başarılı bir dağcı. Sovyetler döneminden beri hemen bütün önemli tırmanışlarda yer almış veya liderlik yapmış. Max da deneyimli bir dağcı ve kurtarmacı. 1999 Körfez depreminde Türkiye’de görev yapan Rus arama kurtarma takımının lideriymiş. Rastlantılar bununla da kalmıyor, Max ve ekibi bizim takımla deprem çalışmasında karşılaşmış ve ortak çalışmışlar. Karşılıklı olarak çok net hatırladık birbirimizi. Bu kadar heyecan verici rastlantıya bir de Nikolay’ın inanılmaz deneyimleri ve hikayeleri eklenince hafızalarımıza kazınan bir gece geçirdik.

Rus rehberlerle yaptığımız sohbet bir kez daha yaptığımız dağcılık tarzının doğruluğunu gösterdi bizlere. Bizlerin takım tırmanışı ısrarını yılların deneyimi de onayladı, yani ortak çalışmaya, takım tırmanışına devam...

9 Nisan 2006
Pazar, 09 Nisan 2006
Everest Ana Kampı
ImageBugün kampımızda güvenlik için bulundurduğumuz Basınç Torbası’nı (Gamow Bag) denedik. İleri ana kampa ve hatta 7000 metredeki kampımıza kadar götürmeyi planladığımız bu malzemenin yanımızda bulunmasının sebebi karşılaşabileceğimiz kimi yüksek irtifa hastalıklarında hızlı, güvenilir ve tutarlı bir tedavi yöntemi sunuyor olması. Yüksek irtifada hava basıncı düştükçe oksijenin kısmi basıncı da düştüğünden insan metabolizmasının ihtiyacı olan oksijeni alamaması gibi bir durum söz konusu olur. Bahsedilen sorunların temel kaynağı budur.

ImageBasınç Torbası diye adlandırılan bu malzeme ise çok basit bir mekanizmayla çalışıyor. Hava geçirmeyen ve bir insanın rahatlıkla uzanabileceği büyüklükte bir torba düşünün. Yüksekliğin etkisini hisseden kişiyi torbanın içine koyup basit bir ayak pompası ile torbanın içine hava veriliyor. 2 psi basınca kadar hava basıldıktan sonra 2 saate kadar bu torbada kalan kişi sanki bulunduğu yükseklikten daha aşağıya indirilmiş gibi oksijen soluyor. Dolayısıyla da yüksekliğin verdiği rahatsızlık tedavi edilmiş oluyor. Bu yönteme göre 5100m’de (yaklaşık Ağrı Dağı zirvesinde) basınç torbasına alınan kişi 2 psi basınçta tedavi edildiğinde 3268 metreye (yaklaşık Hasan Dağı zirvesi) indirilmiş oluyor. Everest’in zirvesinde benzer bir uygulamayla kişi 6198 metre koşullarında bir ortama alınmış oluyor.

İLGİLİ BAĞLANTILAR
Fotoğraf Galerisi :: 9 Nisan 2006
8 Nisan 2006
Cumartesi, 08 Nisan 2006
Everest Ana kampı
ImageAna kampta bekleme günlerimiz devam ediyor. Bir üst kampa 11 Nisan’da hareket edeceğiz. O zamana kadar, hem ana kampa, hem şerpa dostlara, hem diğer ekiplere, hem de yüksekliğe uyum sağlayacağız. Ana kamp mekanı dolmaya başladı. Hemen yanımızda iki Norveçli bir İsveçli ve üç İspanyoldan oluşan bir ekip var. Onlar dışında yine böyle karma ülkelerden oluşmuş bir kaç grup daha var. Bizim dışımızdaki diğer büyük ekipler, Koreliler ve Ruslar. Gün boyu çeşitli konuklar ağırlıyoruz ortak çadırımızda. Yarın akşam için de Rus ekibinden bir parti daveti aldık. Bol sohbetli ve yüksekliğe uyuma yetecek kadar içkili bir parti olacakmış!

ImageBizler aslında en güzel eğlenceyi dün akşam yaşadık. Yemekten sonra tüm şerpa takım bizim ortak çadıra geldi, biraz sohbet ettikten sonra olay şarkılı türkülü ve danslı bir eğlenceye dönüşüverdi. Şerpa dostlarımızı henüz tırmanırken görmedik ama eğer danstaki kadar yetenekli ve hareketli iseler yaşadık! Gece boyunca hem Nepal şarkıları hem de bizim nefesimiz ve hafızamız elverdiğince türküler eşliğinde dans ettik. Sırasıyla, Doğu Anadolu halayı, Nepal halayı ve son olarak da Tibetli aşçı yamaklarımız tarafından Tibet halayı örnekleri sergilendi.

Bundan sonra, antrenman programına, türkü sözü ezberi ve halay figürlerini de katmamız gerektiği ortaya çıktı!

7 Nisan 2006
Cuma, 07 Nisan 2006
Everest Ana Kampı
ImageAna kampta ikinci günümüzü geçirdik. Her kafamızı kaldırdığımızda karşımızda koca Çomolungma duruyor artık. Bugün uzun zamandır alışık olmadığımız kadar boş bir günümüzdü. Ana kampta vakit geçirip, Everest’i seyrettik bol bol. Akşam üstü Türkiye ile görüntülü canlı yayın bağlantısı yaptık, tabi Türkiye’de öğlen saatlerine denk geliyordu. Bizler için bu tür her etkinlik büyük heyecan oluyor. Bağlantı için teknik hazırlıklar sürerken bir yandan da herkes üzerine başına çeki düzen vermeye, olabildiğince güzel görünmek için hazırlanmaya başlıyor. Türkiye ile kurabildiğimiz her tür iletişim bizler için çok değerli.

ImageCanlı bağlantılar dışında bizim için ana motivasyon kaynağı web sitemize gelen mesajlar.Her gün yeni gelen mesajları okuyup, yorumlar yapıyoruz. Hem moralimiz yükseliyor hem de sorumluluğumuz artıyor. Çok dikkatli, düzenli ve sistemli olmaya devam etmeliyiz. Çünkü gerçekten bu tırmanış gerçekten bir Türkiye tırmanışı haline geldi, çok büyük bir takımız...

İLGİLİ BAĞLANTILAR
Fotoğraf Galerisi :: 7 Nisan 2006
6 Nisan 2006
Cuma, 07 Nisan 2006
Everest Ana kampı
ImageEverest’in eteğine geldik. Tingri’den yola çıkıp, dört beş saat boyunca olağandışı bir coğrafyada ilerledik. Çöl desek çöl değil, dağ desek dağ değil, ova desek ova değil. Hem yüksek,  hem ıssız, aralarda donmuş derelerden geçtiğimiz, zamanın durduğu bir yolculuk yaptık. Bindiğimiz arazi araçları zaman zaman buz üzerinde zaman zaman kayalık arazide bazen de suların içinden ilerlediler. Yolun büyük kısmında Everest tüm görkemiyle karşımızdaydı. 5100 metrede dünyanın en yüksek manastırı olan Rongbuk Manastırı’nı gördük. Çok sürmedi hemen ardından çadırdan dükkanların, otellerin dizili olduğu bir çeşit göçebe pazarından geçtik. Biraz ilerisinde de ana kamp mekanı göründü.

ImageEverest’in Kuzey yüzünün hemen eteğinde, ancak yine de yüksek yamaçlarına yeterince uzak bir mekan ana kamp. Bizden önce buraya ulaşmış olan şerpa takımımızın kurduğu “2006 Turkish Everest Expedition” kamp alanına geldik. Ana kampımız, büyükçe bir mutfak çadırı, yemek çadırımız, ofis çadırımız, şerpaların ve bizlerin kaldığı küçük çadırlardan oluşuyor. İlk izlenim olarak hepimiz hayatımızdan memnunuz. Bir kaç gün için buradayız, yerleşip ana kampı daha da “bizim“ yapmaya çalışacağız.

İLGİLİ BAĞLANTILAR
Fotoğraf Galerisi :: 6 Nisan 2006
5 Nisan 2006
Çarşamba, 05 Nisan 2006
Tingri
Image4300 metrede tüm ekip oldukça sorunsuz geçirdik geceyi. Ufak tefek boğaz ağrıları, burun akıntısı dışında kimsede ciddi bir sorun yok. Yükseklik arttıkça her an her birimizin genel durumuna dikkat etmeye başladık. İştah durumları, su vb.sıvı alımları, uyku düzeni, hepsi denetim altında! Yeni bir yüksekliğe ulaştığımızda ilk sekiz saat uyumadan olabildiğince aktif geçirmeye çalışıyoruz zamanı. Aynı yükseklikte geçirdiğimiz ikinci günde ise bu kez daha yüksek bir noktaya yürüyüş yapıp iniyoruz.

Bugün de Tingri’deki ikinci günümüz idi, biz de kasabaya yakın bir yükseltiye tırmandık. Buraların coğrafyası çok ilginç, her yer toz toprak, ne bitki ne de ağaç var ortalarda. Bu kocaman toz toprak platosunun çevresinde 5000 metre civarında tepeler var, en uzaklarda ise, malumunuz görkemli Everest ve yüksek komşuları.
Biz bugün 5000 metre civarındaki bir tepeye tırmandık, 4700 metre seviyelerinde de bolca vakit geçirdik. Yarın ulaşacağımız ana kamp yüksekliğine uyum açısından çok iyi bir çalışma oldu. Ancak esas, bizi Everest’te bekleyen bir başka şeyle de erken bir buluşma yaşadık: Rüzgar! Öğlen saatlerinde başlayıp tüm gün hiç durmayan rüzgar bizimleydi sürekli. Uğultusu kulaklarımızı, şiddeti vücutlarımızı dövdü durdu. Ta uzaklarda Everest’te de durum pek de farklı görünmüyordu, rüzgar Çomolungma’nın da saçlarını dağıttı tüm gün...

İLGİLİ BAĞLANTILAR
Fotoğraf Galerisi :: 5 Nisan 2006
4 Nisan 2006
Salı, 04 Nisan 2006
Tingri
Bugün Everest’i gördük! Nyalam’dan Tingri’ye giden yol 4200 metre seviyesinde ilerliyor. Yol üzerinde bir de 5100 metrelik bir geçit var. Bu geçide geldiğimizde önce “Şişapangma”yı gördük uzaktan. Sonrasında kurak, tozlu ve yüksek yola devam ederken birden uzaklarda karşımızda belirdiler. Ortak bir dil ile anlaşamadığımız şoförümüze  işaretle gösterip sorduk. Kafasını sallayıp önce sağdaki dağı gösterdi “Ço Yu” sonra soldakine uzattı elini: “Çomolungma”.  Everest henüz çok uzaklarda da olsa oldukça heybetli ve güzel gözüküyor. O bizleri görebildi mi bilinmez ama biz onun bu halini hafızalarımıza yazıp, fotoğrafını çektik.

Image

Dört beş saatlik yolculuğumuzdan sonra 4300 metredeki Tingri’ye ulaştık. Buradaki otelimiz biraz daha farklı. 8 kişi, genişçe bir köy odasına benzeyen yerde kalıyor. Kızlar da hepsi ayrı girişe sahip küçük bir motel odasındalar. Odalar biraz fazlaca bakımsız ve pis, ama olsun biz bugün Everest’i gördük değil mi ya!


İLGİLİ BAĞLANTILAR
Fotoğraf Galerisi :: 4 Nisan 2006
3 Nisan 2006
Pazartesi, 03 Nisan 2006
Nyalam
ImageSonunda dağcılığa benzer işler yapmaya başladık! Bugün yüksekliğe uyum için yararlı olacak kısa bir yürüyüş yaptık. Nyalam’ın hemen yanında yükselen 4400 metrelik “Nyalam Ri” yani “Nyalam Dağı”na tırmandık. Burada hava ancak sabah 08.00’de aydınlanıyor. Böyle olunca tırmanış planımız alışık olduğumuzdan biraz farklı saatlerde gerçekleşti. Başlangıçta oldukça serin bir havada başladık, sonrasında güneşli ve güzel bir havada yükseldik. Dawa Şerpa da bizimle tırmandı ve ilginç hikayeleriyle günü renklendirdi. Tibet ve Nepal insanlarının değişik gelenekleri bir kez daha şaşkınlıklara düşürdü hepimizi.Buraların insanları yaşama ve ölüme bizlerden çok daha farklı bakıyorlar. Hem çok sade, somut, fazla gerçekçi hem de bir o kadar soyut, ruhsal ve bireysel...

 

ImageBugün ayrıca tırmanışımızın yepyeni ve hoş bir boyutunun daha olduğunu öğrendik. Tibet takvimine göre her yıl bir hayvan tarafından belirlenirmiş, hayvanın özelliklerine göre o yılın gidişatı belli olurmuş. 2006 “köpek” yılı imiş, olumlu ve şanslı bir yıl geçeceğini düşünüyor Şerpalar. Petrol Ofisi amblemindeki ağzından alev çıkan köpek kafası figürünü de bu iyi şansın bir göstergesi olarak kabul ediyorlar. Bu yıl PO çıkartmaları ile tüm Tibet’te kutsal sayılacağız anlaşılan!

İLGİLİ BAĞLANTILAR
Fotoğraf Galerisi :: 3 Nisan 2006
2 Nisan 2006
Pazar, 02 Nisan 2006
Nyalam
ImageYükselmeye başladık. Bugün 3750 metredeki Nyalam kasabasına geldik. Yükseliyoruz fakat jipler marifetiyle! Burada çok şirin bir otelde kalıyoruz. Ahşap ağırlıklı bir bina, içi Çin işi döşenmiş, boyanmış yerel gezginlerden çok dağa gelenler için düzenlenmiş bir yer. Odalarımız küçücük, tamamıyle şans eseri olarak kızlara manzaralı güzel odalar denk geldi! Ekibin geri kalanı ise biraz karanlık yerlere düştü. Şans işte! Yemekler hala çok güzel, bütünüyle Çin geleneğine uygun masalarda ve yöntemle yiyoruz. Yiyecekler ortaya geliyor, masanın dönen bölümüne konuyor, döndüre döndüre kaselerimize alıp yiyoruz. Yemek seanslarımız tam bir alem, onca güzel yemeği hemen hiçbirimiz tam olarak yiyemiyoruz! Kimi dönen masada hızı yakalayamayıp tabağı bir türlü tutturamıyor; kimi çubuklarla pirinç tanesi yakalamayı beceremediğinden aç kalıyor; kimi kuralıyla yiyeyim sırayla kaseme alıp kibarca hepsinden tadayım deyip pirinç lapasından başka çeşide yetişemiyor ve nihayet kimi de tüm bu kargaşayı düzene sokma çabasından aç kalıyor! Yine de yemeklerden çok memnunuz şimdilik. Otelden bizden başka kalabalıkça bir uluslararası ekspedisyon var. Hepsi şaşkınlıkla bizi izliyorlar, bazen düşünüyoruz acaba biraz fazla mı hareketli bir ekibiz?

Yarın da buradayız kısa bir yürüyüş yapacağız. Bu arada güzel bir gelişme öğrendik, Ahmet Cemal Saydam bizim için hava durumu bilgileri gönderecekmiş. Gerçekten çok önemli bir destek bizim açımızdan.

İLGİLİ BAĞLANTILAR
Fotoğraf Galerisi :: 2 Nisan 2006

<< İlk < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>

Sonuç 81 - 90 Toplam: 123

                       
Her hakkı saklıdır, © 2006 - Türkiye Everest Ekspedisyonu