Haberler
10 Mayıs 2006
Çarşamba, 10 Mayıs 2006
İleri ana kamp
ImageŞubat ayının sonlarıydı, Petrol Ofisinin kurumsal ilişkiler yöneticisi dostumuz Ebru, bizi Jan Nahum ile tanıştırmıştı. Everest projemizi anlattık kendisine, hemen ardından gelişen sohbette ise şaşkınlığımız giderek artıyordu. Jan Nahum’un dağcılığa ilgisi, Everest tırmanışları hakkındaki bilgisi ve hepsinden önemlisi projemize karşı en az bizler kadar heyecanla yaklaşması çok etkilemişti bizleri. Çok kısa sürede uyumlu ve hızlı bir çalışmayla büyük bir takım oluverdik. Petrol ofisi ile ortak söylem oluşturmakta hiç zorlanmadık ve bir hedefler listesi oluşturduk Everest tırmanışı için. Şimdi, 10 Mayıs 2006’da, 6400 metrede dönüp baktığımızda bu başarı hedeflerinin büyük kısmını gerçekleştirdiğimizi görüyoruz.

Demiştik ki;
Dünyanın en yüksek noktasına Türkiye’den bir takımın yola çıkması bir başarıdır. 27 Mart’ta tüm telaşlı hazırlıkları tamamlayıp, 10 kişilik tırmanış takımı, 1 kamp müdürü ve 1 belgesel sorumlusu ile İstanbul’dan yola çıkmayı başardık.

Everest ana kamplarında yüzyılı aşkın süredir ülke adıyla anılan ekspedisyonlar uluslararası alanda büyük prestij anlamına gelir. Biz Nisan ayından beri, ana kamp ve ileri ana kamptaki varlığımızla, kurduğumuz ilişkilerle hem dostlar edindik, hem de sözü dinlenir, planları izlenir bir takım olmayı başardık. Türkiye Everest takımının adını onlarca başka takım içerisinde ön plana çıkardık.

Dünyanın en yüksek dağına tırmanmak, hem fiziksel hem de zihinsel performans ister. Biz takım olarak geldik, ekip tırmanışı yapacağız ve sonuç ne olursa olsun takım olarak geri döneceğiz demiştik. Bu güne kadar bu yaklaşımımızdan hiç taviz vermeden ilerledik. Çevremizdeki diğer tırmanıcıların ve Şerpaların gözünde güçlü ve birbirine bağlı Türk ekibi olmayı başardık.

Bunların ötesinde demiştik ki; hedeflerimizde öncelik, güvenli bir biçimde takımdan en az bir kişinin zirveye ulaşmasıdır, sonrasında zirveye en az bir kadın tırmanıcının ulaşmasıdır ve son olarak ekipten en az bir kişinin oksijen desteği olmadan zirveye ulaşmasıdır.

Ne dersiniz çoğu gitmiş azı kalmış değil mi?

9 Mayıs 2006
Salı, 09 Mayıs 2006
İleri ana kamp
Imageİki gün önce 6400’e döndük. Bu kez tırmanışın zorluğunu hemen tüm yönleriyle görmüş olduk. 7000 metre kampı ile bir sonraki kamp olan 7900 metre kampı arası gerçekten yıpratıcı bir tırmanış gerektiriyor. Uzun ve dik kar kulvarı, her adımda daha da azalan oksijen yoğunluğu ile insanı zorluyor. Kısacası bir kez daha dünyanın en yükseğine tırmanıyor olduğumuzu iyice anladık. Ekipten üç kişi 7900 kampına ulaştı, onun dışında geri kalanların çoğu da 7500 civarına ulaşmış oldu. Tırmanışı tamamladıktan sonra 7000 metreye geri dönüp, bir gece daha yatıp ertesi gün ileri ana kampa indik.

ImageÖnümüzdeki günleri dinlenerek ve hava durumunu gözleyerek geçireceğiz. Bizler ve hava hazır olduğunda, artık zirve denemesi için koşullar tamamlanmış olacak. Rota ve yüksek kamp yerleri şu an için hazır durumda. Yani sabit hatlar zirveye kadar ulaşmış, kamp yerlerine çadırlar bırakılmış, oksijen tüpleri 8300 metreye biriktirilmiş durumda. Planımız kısaca şöyle. Ekip ve hava hazır olduğunda önce 7000 metre Kuzey boynuna ulaşmak, ertesi gün 7900 metre kampına çıkmak. Sonraki gün 8300 metreye ulaşmak. Bu aşamadan sonra oksijen desteğine ihtiyaç duyacağımızı tahmin ediyoruz. Bu yüzden 8300 metre kampında geçireceğimiz saatlerden itibaren destek oksijen kullanmaya başlayacağız. Ekipten oksijen desteği olmadan tırmanışı deneyecek olanlar da bu aşamada belli olacak. Daha önce de defalarca tekrarladığımız gibi, bu kararda temel önceliğimiz ekibin tümünün güvenliği. Eğer oksijen desteksiz tırmanma kararı ekibin geri kalanının tırmanışını riske sokacak bir hal alırsa, önceliğimiz güvenli bir şekilde zirvenin gerçekleştirilmesi olacak. 8300 metrede bir kaç saat geçirdikten sonra, gece yarısı zirveye doğru yola çıkacağız.

Gerçekten zorlu bir kaç gün anlamına geliyor tüm bunlar. Çok iyi dinlenmeli, çok iyi beslenmeli, zihinsel olarak çok iyi yoğunlaşmalıyız. Beslenme kısmına bugün Çinli ekipten destek aldık bile, öğlen yemeğine Çin kampına davetliydik, güzelce sohbet edip Çin yemekleri yedik. Dinlenme kısmını da çadırlarımızda hallediyoruz. Esas önemli kısıma, yani zihinsel hazırlığa gelince işte o noktada sizlerin de desteğine gereksinimimiz olacak...

8 Mayıs 2006
Pazartesi, 08 Mayıs 2006
İleri Ana Kamp;
Ekip bugün İleri Ana Kamp’a ulaştı. Herkes çok iyi. Onları Mustafa (Temiztaş) ile beraber kamerayla karşıladık. Düşüncelerini aldık. Daha sonra hep beraber yemek çadırına geçip yemek ve sonrasında memleketten getirdiğimiz kuruyemişleri yedik. Çin ekibinden arkadaşlar aramızda idi, karşılıklı çekirdek çitledik. Ne kadar özlemişiz çekirdek çitlemeyi...

Hakan Kocakulak

7 Mayıs 2006
Pazar, 07 Mayıs 2006
İleri Ana Kamp;
ImageEkip 6 Mayıs günü Kuzey Boyunu’na hareket etti ve geceyi orada geçirdi. Yanlarında bir miktar Oksijen tüpü de taşıdıkları için çantaları gayet ağırdı. Bugün, 7 Mayıs günü Kamp 2’ye hareket eden ekip buraya ulaştıktan sonra tekrar Kuzey Boyunu’na gecelemek için geri döndü. 8 Mayıs günü ise İleri Ana Kampa geri dönecekler. Sürekli telsiz bağlantısı halindeyiz ve herkesin sağlık durumu çok iyi.

Hakan Kocakulak
Image

5 Mayıs 2006
Cuma, 05 Mayıs 2006
İleri ana kamp
ImageGeldik yine yüksek mekanımıza... Aşağıdaki mutlu günler kısa sürdü. Burada yeniden tırmanış planlarıyla, nefes alış verişlerle, günlük sıvı alım miktarlarımızla uğraşmaya başladık. Bu kez planlar biraz daha gergin. Artık her tırmanış zirveye doğru! Hesaba katmamız gereken pek çok şey var. Bir kere daha önceden hiç de alışık olmadığımız oksijen tüpleri girdi işin içine. Tüm tüplerimiz ileri ana kampa ulaştı, şimdi yavaş yavaş üst kamplara taşınmaları gerekiyor. Tüpler yukarı taşınmadan önce her birimiz teker teker maske ve regülatörlerimizi denedik. Tüplere regülatör takıp çıkarma işi biraz meaşakkatli,öiyi öğrenmek gerek. Bir de maskeleri yüzlerimize iyi yerleştirmeyi başarmamız gerek. Balaklava, kar maskeleri ve oksijen maskesi hepsi bir arada aynı surata biraz zor yerleşiyor! Oksijen kullanımı ve hesaplamasının yanısıra, tırmanış ve üst kamp kullanım planını da iyi oturtmak gerek. 7900 ve 8300 metrelerde üst kamplarımız olacak. Buralarda çadır yerleri sınırlı o yüzden biraz sıkışık geçireceğiz oradaki geceleri. Tırmanış planına gelince, hepimiz aynı gün tırmanış yapıyor olacağız ancak yine de ikişerli gruplar halinde hareket edeceğiz. Bunun da planlamasını yapmak gerek. Tüm bunlar için bugün bir iki toplantı yapacağız.
Bu arada artk ileri ana kampta da sürekli ensemizde kamera dolaşmaya başladı, sonunda! Mustafa Temiztaş da 6400 metreye geldi bizimle. Büyük olasılıkla Türkiye’nin en yüseğe çıkmış kameramanı oldu dün itibariyle!!

Bu akşam bir toplu doğum günü kutlaması yapacağız. 3 Mayıs Mustafa Temiztaş’ın, 5 Mayıs Soner’in, 8 Mayıs Mustafa Cihan’ın yaşgünü çünkü. Aman onlara söylemeyin, akşamki kutlama süpriz olacak!!

Son not: Muharrem Ertunç, tüm ekibin sana selamı var öğrencilerine ilet bizim için!!

2 Mayıs 2006
Cuma, 05 Mayıs 2006
Ana kamp
ImageGünlerdir takımımızın bir parçası olan Pepe, bugün kendi tırmanışını tamamlayıp geri döndü. Pepe’den daha önce bahsetmiştik. Yıllar önce geçirdiği bir yamaç paraşütü kazasında her iki bacağından da sakatlanan ancak spor yaşamını son vermeden azimle sürdüren koca yürekli arkadaşımızdı Pepe. En son 2004 Sydney Paraolimpik Oyunları’nda bisiklet yarışlarında gümüş madalya almış çok iyi bir sporcu. Bu kez kendi sınırlarını zorlayarak dünyanın tepesine tırmanmayı hedeflemişti, ancak olmadı. Bizlerle 7000 metreye kadar ulaştı, ancak ayaklarındaki sorun onu daha fazla yükselmekten alıkoydu. Kullandığı ayakkabılar ciddi acı veriyordu ona, bir kaç seçenekten hiç biri işe yaramadı. Sonunda Pepe kendisi açısından en doğru bizler açısından ise üzücü kararı verdi ve bugün evine dönüverdi.

Sabah erkenden onu uğurladık. Hoşçakal Pepe, hoşçakal zeki, neşeli, içten dostumuz. Hasta Luego!

ImageYarın biz de ileri ana kampa doğru yola çıkıyoruz yeniden. İkinci aşama başlıyor. Bir kez daha bir kaç günlük haber aksaması yaşayabiliriz. Bu arada, takımdaki gençlerin özel isteğiyle ODTÜ Bahar Şenlikleri’ne selam göndermek istiyoruz...! Bizim için de etkinliklere katılsın ODTÜ’lüler.

1 Mayıs 2006
Pazartesi, 01 Mayıs 2006
Ana kamp
ImageBugün 1 mayıs. Uluslararası bir kutlama yaptık ana kampta. Biz, Pepe, tüm Şerpalarımız (onlar da dün ana kampa indiler), Brezilyalı arkadaşımız Rodrigo, Çinli arkadaşımız Ning, Nepalli ahçılarımız, Tibet’li mutfak yardımcılarımız önce hepbirlikte fotoğraflar çektirdik sonra da ortak yemek çadırına geçtik. Burada Pepe’nin ikramı olarak çeşit çeşit soğuk et ve bira ile kutlamaya devam ettik. Ana kamp mekanında başka yerlerde de Tibet’liler içkili danslı 1 Mayıs kutlamaları yapıyorlardı. Çomolungma da beyaz saçlarını savura savura eşlik etti bizlere.

ImageArtık burada son günlerimiz, yeniden hazırlıklar başlayacak ve yukarı hareket edeceğiz. Eşyalarımızın büyük çoğunluğu ileri ana kampta, bir kısmı da 7000 metredeki kampta duruyor. Buraya indirdiğimiz kısıtlı eşyalarımızla zaman geçiriyoruz. Bu kez ana kampta geçiciyiz yani.

Yeni bir ay başladı, biz de tırmanışın yeni bir aşamasına hazırlanıyoruz, hepimize kolay gelsin, 1 Mayıs kutlu olsun...
30 Nisan 2006
Pazar, 30 Nisan 2006
Ana kamp
Imageİki gündür anakamptayız, yiyoruz, içiyoruz (zira burada bira olanağımız var!),dinleniyoruz. 5200 metredeyiz aslında, yani hiç de azımsanacak yükseklik değil. Yine de son on beş günlük yüksek yaşantımızdan sonra burası çok iyi geldi bizlere. Bir iki gün sonra yeniden yola koyulacağız, o zamana kadar her yönden toparlanmaya çalışıyoruz. Ana kampa inerek, ekibin 12. kişisi, yani belgesel sorumlumuz Mustafa Temiztaş ile de buluşmuş olduk. Belgesel filmimize ilişki, elimizdekileri toparlama olanağı olacak bu günlerde. Dinlenmenin yanısıra, temizlenme olanağı anlamına da geliyor ana kamp. Hepimiz günlerdir ilk kez yıkandık örneğin. Büyükçe ve ayakta durulabilecek yükseklikte bir çadır kuruluyor, sıcak su büyük bir torbaya doldurulup, çadırın içinde bir direğe asılıyor. Her an suyun bitmesi ve sabunlu kafayla ortada kalmak, havanın bozması ve titreyerek sıcak bir köşe aranmak, temiz kalmış son giysiler arasında en kritik olanını çadırda unutmuş olmak gibi tehlikeler altında artık ne kadar huzurlu yıkanılırsa! Yıkanmanın ötesinde başka temizlik etkinlikleri de oluyor tabii. Örneğin Mustafa ve Haldun fazla saçlarından, sakallarından kurtuldular. Serkan saçları bırakıp, sakalları ile yetindi.

ImageAncak ana kamp günlerinin en önemli olayı Elif’in büyük kökten kararı oldu. Upuzun ve gür saçların kesilmesi! Tırmanış sırasında saçlarıyla büyük mücadele vermiş olan Elif, kontrolu eline alıp fazla saçlardan kurtulmaya karar verdi. Bu zorlu işi, son derece başarıyla sonuçlandıran ise, bir Tibet kasabasında bakkal dükkanı olan Doma Teyze oldu! Makas satın almak için uğradığımız dükkanında karşılaştığımız Doma Teyze, kendi evinden getirdiği kocaman çelik makasıyla Elif’in saçlarının köyün meydanında sokakta, bir tabue üzerinde beceriyle kesiverdi. Elif bundan böyle yeni saç modeliyle hem değme kuaförlere örnek olacak hem de tırmanış boyunca rahat edecek artık!

28 Nisan 2006
Cuma, 28 Nisan 2006
İleri Ana Kamp
Image6400’e geri geldik. 25 Nisan’da biraz yüklü şekilde ileri ana kamptan ayrıldık ve 7000 metreye, Kuzey boynuna ulaştık. Açık bir hava vardı o yüzden çıkış ve iniş rotası kalabalıkçaydı. Oldukça ilgi çekiyoruz buralarda, hem sürekli takım olarak hareket etmemizden, hem dört kadın tırmanıcı ile tüm ekipler arasında en yüksek kadın oranına sahip olmamızdan hem de kendimize göre ve kararlı bir stratejide ısrarlı olmamızdan. O gün de yine yol boyu yorumlar dinleyerek tırmandık. Genellikle övgüler içeriyor bu yorumlar ama arada biraz da haset dolu sorular geliyor. Örneğin, bizce en önemli güvenlik malzememiz olan kasklarımıza laf atıyor buraların “en deneyimli” şirketinin rehberleri! Bunları niye takıyorsunuz, kafanız terlemiyor mu gibi garip sorular! Sanırız asıl kendi müşterilerinden huzursuz sorular almak, güvenlik kıyaslamasına girmek istemiyorlar!

ImageHerneyse 7000’e tırmanış gününde bir de tatsız olayla karşılaştık. Kuzey boynundaki kamp yerinde bir gece geçirmiş Hintli bir tırmanıcı sabah fenalaşmış, biz oraya ulaştığımızda ABD’li doktor da henüz ulaşmış idi. Kendinden geçmiş dağcıya bir dexametazon iğnesi enjekte ettiler ve hemen aşağıya tahliyesi için sedyeleme çalışması başladı. Bir süre sonra hasta kendine geldi, sedye ile önce ileri ana kampa sonra da ana kampa indirildi. Öğrendiğimize göre beyin ödemi başlangıcı yaşamış ancak şu anda sağlığı gayet iyi imiş. Tüm bunlardan sonra 7000 metredeki kamp yerimize ulaşmış olduk. Daha önceden Şerpa’ların oraya bizim için bıraktığı çadırları kurup yerleştik. Kızlar, dört kişi bir çadırda, oğlanlar da üçer kişiden iki çadırda, toplam üç çadırdan oluşuyor 7000 metre kampımız.Önemli bir yükseklik olmasına rağmen ilk geceyi oldukça sorunsuz geçirdik. Ertesi gün öğlenen kadar çadırlarda oyalanıp öğleden sonra biraz daha yükselmek üzere yola çıktık. Kuzey boynundan sonra ilk etap 500 metrelik dikçe bir kar kulvarı, hemen sonrasında ise zirveye kadar süren kayalık etaplar başlıyor. Uzaktan göründüğü kadarıyla zirveye giden bu yol çok ürkütmedi bizi, elbette uzun, yorucu ve yüksek ama yapamayacağımız iş değil sonuçta! Bizim alışma yükselmemiz sırasında bir de Türkiye ile canlı bağlantı yaptık! Tam o sıralarda hava bozdu, tipi başladı, biz de çadırlara geri döndük. 26 nisan gecesini de kar yağışı altında 7000 metrede geçirdik. 27’sinde sabah hava açık idi,  hem yağmış olan karın yerleşmesini hem de bu arada aşağıdan rotaya ekiplerin girmesini bekledik. Öğleden sonra da toparlanıp aşağıya indik.

ImageTırmanışımızın ilk aşamasını böylece tamamlamış oluyoruz. On beş günü aşkın süredir 6400 metrede yaşıyoruz, 7000 metreye iki kez çıktık, sonuncusunda iki gece geçirdik ve 7300 metreye kadar yükseldik. Artık biraz dinlenmeyi hak ettik! Bugün ana kampa iniyoruz, bir kaç gün dinlenip kendimize geleceğiz. Kimbilir belki biraz temizlenme olanağı da buluruz!!

24 Nisan 2006
Pazartesi, 24 Nisan 2006
İleri ana kamp
Daha yüksekler için hazırlanıyoruz. Yarın 7000 metreye bir kaç gün geçirmek üzere tırmanacağız. Biz ne kadar eşit iş yükü desek de Şerpalara yetişmek imkansız. Bugün Nima ve Lakhpa Şerpalar, 8300 metreye kadar çıktılar bile! 7900 ve 8300 metrelerdeki kamp yerlerini hazırlıyorlar. Çadır kurmuyorlar fakat uygun yer oluşturuyorlar. İşlerini tamamlayınca geri dönmelerini bekliyoruz. Bu insanlar bizlerden gerçekten farklı, Nima Şerpa henüz 22 yaşında, sürekli gülen yüzüyle sanki günü birlik pikniğe gider gibi yapıyor tüm bu işleri! Bizler de kendi hazırlıklarımıza başladık. Yarın 7000 metreye çıkıp sonraki bir kaç günde de hava izin verirse 7900 metreye ulaşmaya çalışacağız. Tüm ekip olmasa bile bir kaç kişinin 7900’daki kampta gecelemesini de hedefliyoruz. Bugün tırmanış malzemelerimizi, Türkiye’den getirdiğimiz tırmanış yiyeceklerini ayarlayacağız. Ocaklarımızda kullandığımız yakıt tüplerimizdeki genleşme sorununa çözüm olarak ürettiği ısı köprüleri için Mustafa Dilaver’in kulaklarını çınlatıyoruz. Sağolasın Mustafa Abi sayende ocaklarımız Everest’i inletecek!

Bu arada günlerdir çalışmayan jeneratörün karbüratör ayarlarını değiştirdik, artık çalışıyor. Mühendislik eğitimlerinin yararını görüyoruz anlayacağınız!

Planlandığı gibi giderse önümüzdeki dört beş gün yukarıda olacağız, kamp müdürümüz Hakan ile telsiz bağlantısı aracılığıyla elimizden geldiğince sayfamıza haber iletmeye çalışacağız. Hepimize kolay gelsin!

<< İlk < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>

Sonuç 61 - 70 Toplam: 123

                       
Her hakkı saklıdır, © 2006 - Türkiye Everest Ekspedisyonu